Henüz bitirdiğim Pyotr Kropotkin’in
“Anarşi:Felsefesi-ideali” kitabını öncelikle herkese tavsiye ediyorum.
Anarşizmin ne demek olduğunu anlamak isteyenler bu kitabı okumalı. Kitapta
Kropotkin’in Paris’teki bir konferanstaki konuşmaları ve 2 adette Anarşizm
hakkında açıklamalarda bulunduğu makalesi var. Burada anarşizmin, komünizmle
ilgisi ve nasıl bir düzen öngördüğü açıkça belirtilmiş.
Asıl meselemize gelince kitabın
son kısımlarında anarşistlere getirilen eleştirilere yanıtlar yer almakta ve bu
kısımda Kropotkin, anarşizmin ahlak anlayışına da değiniyor. Birçok ahlak
teorisinin varlığından bahsederken, temelde 3 teoriden ibaret olduğunu
söylüyor. Bu üç teoriyi de, din ahlakı, yararcı ahlak ve toplum için yaşamanın
gereklerinden kaynaklanan ahlak alışkanlıkları teorisi olarak tanımlıyor.
Bunlar arasındaki farkı da güzel bir örnekle açıklıyor. Örneği kitaptan aynen
alıntılıyorum…
Üç ahlak sistemi arasındaki farkı en iyi açıklayabilecek şu örneği tekrarlıyorum. Bir çocuğun nehirde boğulmakta olduğunu varsayalım. Nehir kıyısında da üç adam oturmaktadır: Dini ahlakçı, yararcı ahlakçı ve halktan biri. İlk olarak, din adamı muhtemelen kendi kendine çocuğu kurtarmanın ona bu dünyada ya da öteki yaşamda mutluluk getireceğini söyler; fakat eğer çocuğu kurtarırsa bu yalnızca iyi bir hesapçı olduğu içindir, başka bir şey değil. Sonra yararcı gelir, onun da şöyle düşündüğünü varsayabiliriz: “Yaşamdan zevk almanın yüksek ve sıradan yanları olabilir. Çocuğu kurtarmak bana yüksek zevk sağlar. O halde suya atlamalıyım.” Fakat, onun böyle düşündüğünü kabul edersek o da bir hesapçı olur ve toplum ona pek güvenmemekle iyi eder. Günün birinde kafasından herhangi bir aldatmacanın geçmeyeceğini kim bilebilir! Bir de üçüncü adam vardır. O hesap yapmaz. Fakat o her zaman etrafındakilerin sevincini hissetme alışkanlığıyla büyümüştür, başkaları sevinçliyse o da sevinçlidir; başkaları acı çekiyorsa o da çeker, derinden acı çeker. İkinci doğasına uygun davranır. Annenin ağlamasını duyar, yaşamak için mücadele eden çocuğu görür, iyi bir köpek gibi suya atlar ve duygularının verdiği enerji sayesinde çocuğu kurtarır. Anne ona teşekkür ettiğinde şu cevabı verir:”Niçin teşekkür ediyorsunuz? Başka türlü davranamazdım.” Gerçek ahlak budur.
Bugün devlette, sokakta, hayatın her alanında ahlak bekçiliği yapanlara, ahlakın kendi tekelinde olduğunu sananlara ve ahlakı iki bacak arasında görenlere ithaf olunur!
Etiketler: Anarşist ahlak, anarşizm, Kropotkin










