sergio rodriguez spain
Sergio Rodriguez dünkü maçın yıldızıydı.


Daha önce Eurobasket grup değerlendirmelerini yaparken İspanya ile ilgili şunları söylemiştim; "Bugüne kadar izlediğim bütün turnuvalarda İspanyollar, turnuvanın ilerideki safhalarında tüm güçlerini ortaya koydular. Bu onlar için adeta bir alışkanlık halini aldı. Bu vites büyülterek gitme sırasında sıradışı mağlubiyetler alabiliyorlar."

Nitekim son yıllardaki klasik İspanyol milli takımını aynı şekilde gördük. Ama bu sefer mağlubiyetler öyle zayıf takımlara karşı olmadı. Aksine ilk maçta Hırvatistan'ı 40 sayıda tutmayı başardılar. Ardından ev sahibi avantajını adeta sömüren ve hırslı oynayan Slovenya'ya mağlup oldular. İkinci tur gruplarda da ilk maçta gelen Yunanistan mağlubiyeti gösterdi ki güçlü direnç gösteren takımlara karşı gerek coach ve gerekse oyun içindeki rol paylaşımlarında yaşanan sıkıntılar ayyuka çıkmaya başladı. Takımın koça olan saygısı ciddi bir sıkıntı olarak göze çarptı. Ancak Yunanistan'ın gruptan çıkma mücadelesinde Hırvatistan'a kaybetmesiyle son oynayacakları İtalya maçının bir önemi kalmadı. Ama Yunanistan kaybetmeseydi de İspanyolların, İtalya'yı yeneceklerini düşünüyordum. Çünkü ne olursa olsun kazanmaları gereken maçları bir şekilde kazanmayı başarıyorlar. Kadro kalitesi, yıllardır birlikte oynama ve tecrübenin getirdiği bir alışkanlık olsa gerek.

Dünkü oynanan çeyrek final maçı gösterdi ki bu pozitif alışkanlık ve turnuvayı kazanma arzusu öyle ağır basıyor ki takım içindeki sorunlar, koç ile olan diyalogsuzluk vs bir kenara bırakılıyor. İşte İspanya bu yüzden yıllardır katıldığı bütün turnuvalarda ya altın ya da bronz madalya alıyor. Dün adeta genç Sırp takımını ezdiler. Bir ara 17-2 idi skor. Zaten maçı da 30 sayı farkla kazandılar ve final adına sağlam mesajlar verdiler.

Bu arada bir parantez açıp Sergio Rodriguez'den bahsetmemek ayıp olurdu. Dünkü maçta Sırp takımının bütün direncini kırmakla kalmayıp küçük çaplı bir şovda yaptı kendileri. Bu adamı izlemenin gerçekten bir keyif olduğunu bir kez daha söyletti.