Bu şekilde olacağına olmasın daha iyi !
BasketbolNedir
İlki Tanjevic. İki maçta da görüldüğü üzere oyuna neredeyse hiçbir müdahalesi yok. Olanlar da zamanında gerçekleşmiyor. Zaten gerçekleştirdiği zaman da dünya ikincisi oluyoruz. Bilmem anlatabildim mi? Bu konuya bir örnek verecek olursak, yanılmıyorsam son çeyrekte yaptığımız alan savunmasını yapmakta- ki bu savunma ile dünya ikincisi olduğumuz şampiyona da maçlar çevirme imkanına sahip olduk- çok geç kaldık. Etkisinin de ne kadar olduğu tartışılır tabi. Bu savunmayı krize gireceğimizin çok belirgin olduğu bir zamanda yapsak işler daha başka olacaktı belki de. Ayrıca bir de oyuncu değişikliği konusu var. Orada da zamanlama hataları, uzun süre Ersan'da ısrar etme ve Sinan'ı oyun kurucu olarak başlatması göze çarptı. Ha unutmadan söyleyelim bir de kadro seçimi var. Bu turnuva Avrupa basketbolunun önemli ülkelerinin en zayıf kadrolarla geldiği turnuvalardan biri. İspanya, Fransa ve Yunanistan dışında kadrolarını büyük ölçüde koruyan takım yok. Biz bunu bir fırsat olarak değerlendirmemiz gerekirken maalesef durum ortada. Kariyerinin en iyi sezonunu geçiren Cenk Akyol'un siyasi sebeplerle kadroya alınmaması (dış atış yüzdemizi yukarıya taşıyacak yegane isim olması açısından önemli), oyun kurucu pozisyonunda Ender'in yanına birilerinin olmaması ve Sinan'dan bir oyun kurucu yaratma ütopyasına düşülmesi işin ayrı bir boyutunu oluşturmakta.
İkinci sorun oyuncuların psikolojileri ve özgüven sorunu. Finlandiya maçının başında bir türlü girmeyen şutlar önce çok sağlam olduğunu sandığımız savunmamızda düşmemize daha sonra da bunun tabii bir sonucu olarak hücum edemememize sebep oldu. Her iki maçın devre arasından çıktığımızda 2010'daki savaşçı takım ruhunun kırıntılarını bile göremedik. Bu kadar kolay vazgeçmekle hiçbir şey yapamayacağımız gibi onur kırıcı mağlubiyetler de kaçınılmaz olacaktır.
Bir de Ersan ve Hidayet var. Maçı izlerken aklıma geldi acaba bu adamın önceki şampiyonalardaki istatistikleri neymiş. İncelediğimde 2010 FİBA Dünya Şampiyonası'nda Hidayet ile birlikte takımın en skorer oyuncusuyken Eurobasket 2011'de 9.3 sayı ortalaması tutturmuş. O şampiyona da ondan beklenen ve ona yaratılan oyunlara göre de tutturması gereken ortalama 15 ve üzeri olmalıydı. Nitekim dünya ikincisi olmamızın ertesi senesi Avrupa 11.si olmamızın sebeplerinden biri de buydu. Eurobasket 2013 başladı 2 maç oldu Ersan sahada yok. Ne hücumda ne de savunmada.
Hidayet'e gelince ona Ersan kadar yüklenilmemesi lazım. Adam gelmiş 34'üne. NBA'de 20 maç ceza almış, elinden bir sakatlık geçirmiş, performansının tavan yaptığı Orlando'dan ayrıldıktan sonra bir türlü toparlanamamış falan. Zaten dikkatlice bakılırsa iki maçta da eskisi kadar hareketli olmadığını ve dizlerinin artık gitmediğini görürsünüz. Benim tek beklentim Ömer Aşık ile oynayacağı ikili oyunlardı açıkcası ama o da olmadı.
Son olarak turnuvanın Marc Gasol ve Nenad Krstic ile birlikte en iyi uzunu olan Ömer Aşık'ı oynatamamamız. Geniş bir uzun rotasyonu, onlara organizasyon sağlayacak kısaların ve koçun olmamasından ötürü harcandı gitti. Gerçi İtalya maçında biraz oynadık Ömer'e ama Finlandiya maçında Ender ile oynadığı ikili oyun dışında hiçbir şey hazırlanmadı Ömer için. Ender oynadığı zamanda ikili oyunları zorluyor ama onu da tüm maç boyunca oynatmak imkansız. Ben Kerem Tunçeri'yi de geçtim artık Tutku Açık bile iş yapardı şu aralar milli takımda.
Turnuvada gruptan çıkabilir miyiz? Bir şahlanışla belki. Ama ben açık açık elenmemizden yana olduğumu söylemeliyim. Bu gruptan çıktıktan sonraki ikili grup aşamasında böyle vazgeçmelerin, bire bir hücum etmelerin ve en önemlisi organize olamamanın yeri yok. Karşınızdaki isterse en güçsüz kadrosu ile olsun savaşacak ve madalyayı kovalayacaktır. Hem bunun daha İspanyası Fransası var.
Bu şekilde olacağına olmasın daha iyi !
Etiketler: 12 dev adam, Basketbol, eurobasket 2013, Spor

Yorum Gönder
Lütfen yorumlarımızda düzgün bir Türkçe kullanalım. Ayrıca küfür,hakaret,aşağılayıcı söz içeren yorumlar silinecektir.