Kyk yurtları


Son günlerde öğrencileri yakından ilgilendiren gelişmeler oldu. Önce "direniş, slogan, boykot" gibi olaylara katılan burslu öğrencilerin burslarının kesileceği açıklandı. Daha sonra da İstanbul'da Edirnekapı ve Kadırga karma devlet yurtlarının kız ve erkek yurdu olarak ayrılacağı ortaya çıktı. Üstelik hiçbir gerekçe gösterilmeden. İlk önce tadilat yapılacak denmiş ve yurdun boşaltılması istenmiş ama daha sonra "niyet"lerini ortaya dökmüşler. "Yurtları haremlik-selamlık" olarak ayıracağız. (bkz. http://haber.sol.org.tr/devlet-ve-siyaset/yurtlar-haremlik-selamlik-oldu-ogrenciler-tepkili-haberi-58435 ) Bir de işin medya ayağı var tabi. Bu sapkınlık yaşanırken sadece birkaç haber sitesinde bu haber yer aldı. Anlaşılan o ki medyamız iki yurtta böyle bir sapkınlığın yapılmasından şikayetçi olmamış. Aradan biraz vakit geçti ve bu sapkınlığın tüm yurda yayılacağı KYK tarafından açıklandı. Böyle olunca da akşam haberlerinde ve gazetelerde yer almaya başladı bu skandal. Aralarında benim de bulunduğum erkek öğrenciler tam devlet yurduna sürgün edilirken, kız öğrenciler yarı özel yurtlara yerleştirilmeye başlandı. Burada bahsedildiği üzere Türkiye'nin 7 ilinde gerçekleşecekmiş. Ancak benim içinde bulunduğum KYK yurdu Aydın'da. Yani İstanbul'daki olayı kaynak göstererek memleketteki tüm KYKları bu şekilde ayıracaklar. Öğrencilerin tepkisi gecikmedi tabi. Buyrun size yeni sloganlar.

”Öğrenci makarna yer, onurlu yaşar"

"KYK ( Kredi Yurtlar Kurumu) bursu 280 TL, Direnmek paha biçilmez"
"Direnişe selam Makarnaya devam"
"Direne direne okumaya devam"


Bakanın Savunması

Gelelim Suat Kılıç'ın savunmasına... Yurt-Kur'un yaptığı savunma "İslami değil insani" şeklindeydi. Bu olayı başka yönlere çekiyormuşuz. THY hosteslerinin giydiği etekten ve sürdüğü kırmızı rujdan "tahrik" olan sapık dinciler, yurtlarda kızlı erkekli bahçe kullanımınından, yemekhane kullanımınından da "tahrik" olmuşlar belli ki. Bu yüzden ben diyorum ki Yurt-kur yanlış savunma yapmış. Söylemesi gereken "Şeriat değil canım Şeriat'cık".

İşin bakan ayağına gelince. Suat Kılıç'ın açıklamasını aynen veriyorum; "Yeni değil bu planlama iki yıldır uygulamada zaten. İki yıl önceki finansal planlama çalışmamızın sonucu. Teknik ve ekonomik nedenlerden kaynaklanan bir yeniden yapılandırma çabası. Yaşadığımız sorunları biz biliyoruz. İdeojik karşıtlık içinde olanlar bilmiyor. Kızların oranını yüzde 61'e çıkardık. 184 yeni yurt inşa ediyoruz. 100'e yakın da hazır bina kiralama çalışması yürütüyoruz. Hedef kısa sürede 500.000 yatak kapasitesine ulaşmak. Anadolu'dan gelen ve barınma imkanı bulamayan gençlerimize çare olmak. Devlet yurdunda yer bulamadığından kayıt yaptırıp kızını memlekete geri götüren babalar var. Yazık değil mi bu çocuklara. Ben bu kızların hepsine yurt bulmak, burs sağlamak, olmadı kredi sunmak ve okutmak icin çırpınıyorum. Bin kere anlattık bir kere daha anlatmak ödevimizdir. Gerekirse bin kere daha. Bizim kafamızda cinsiyetçilik yok. Bu gençlerin hepsi kızıyla erkeğiyle bu ülkenin çocukları. Kapasiteyi artıralım. Cari harcamaları azaltalım. Kız çocukları için ayrılan yatak kapasitelerini çoğaltalım. Anne babaların güvenine layık biçimde kızların gelecek hayallerini eğitimle yaşatalım. Çabamız budur. Başka derdimiz yok. Bu çocuklar okulda, kampüste, derste, kütüphanede zaten hep beraber değil mi? Hep beraber. Attığımız her adımın arkasında "İslamilik" arayışı var. Bu pencereden bakılmasını yanlış ve incitici buluyorum. İslam bu ülke insanının dini. Bu konuda bitmek bilmeyen eleştirilerin sahiplerinin de dini, İslamilik aramak yerine insanilik arayın. İhtiyaçlardan kaynaklandığını görün. Güvenlik, temizlik ve ortak alan personelinin etkin ve verimli kullanımına yönelik planlamayı arayın. Akıl ve mantık arayın. Art niyet aramayın

"Yurtların daha operasyonel yönetilmesine yönelik öğrencilerden gelen talepleri işleme koyuyoruz. Personel politikasının gereği hızla yeni yurtlar açıyoruz. Personelimiz artık yeterli değil, kız yurtlarında bayan personelin erkek yurtların da erkek personelin görev yapabilmesi ve ortak alanlara herkesin rahatlıkla inebilmesi açısından bir planlama yapılıyor, yoksa karma yurtları ayırma gibi bir proje yok.  Yurt sayısının artmasına paralel planlama yapılıyor. Tamamen yönetim operasyonunu kolaylaştırmak ve harcamalarında tasarruf odaklı. İlk yaklaşımımız personel giderlerinden, cari giderlerden, ortak alan giderlerinden tasarruf odaklı. İkinci yaklaşımımız yurtlar ayrıldığında yatak kapasitelerini arttırma imkânımız olacak. Ama niyet sorgusunda olanlar hemen başka bir yaklaşıma giriyorlar. Oysaki çocuklar okullarında kütüphanelerinde beraberler, bizim bu yönde bir yaklaşımımız yok"

Açıklamayı aynen verdim ki söyleyecek sözleri, inkar edecek yüzleri kalmasın. Ne diyor sayın bakanımız, erkek personel daha rahat iş yapsın diye yaptık, yönetim kabiliyeti için yaptık, yurtlar ayrıldığında yatak kapasitesi artacakmış. Yersen!

Asıl işin özü şimdi ortaya çıkıyor. Bilinçaltında ki sapık zihniyetin zehri şu sözlerle dışarı akıtılıyor;"Oysaki çocuklar okullarında kütüphanelerinde beraberler". Yurtlar tamam sıra okullara kütüphanelere geldi. Okulda, kütüphanede bir arada durmakta anormal ve sapıkça. Allah korusun "camide grup seks yaptılar" bunlar kütüphanede de yaparlar. Biz önlemimizi alalım da.

Kaynakça: